Siyasi Forum

Türkiye'nin Tarafsız Siyasi Forumu - www.siyasiforum.net
Zaman: 09.01.2009 - 16:58

Tüm zamanlar UTC




Yeni baÅŸlık gönder BaÅŸlığa cevap ver  [ 21 mesaj ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki
Yazar Mesaj
 Mesaj BaÅŸlığı: politik fıkralar
MesajGönderilme zamanı: 12.10.2008 - 10:42 
Çevrimdışı
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09.09.2008 - 13:36
Mesajlar: 526

Başkan Bush'un yeni talimatı:
- Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Başkan Bush küplere binmiş ve yetkilileri çağırıp sormuş;
- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun arka yüzüne değil de ön yüzüne tükürmesi efendim..."

_________________
V.S.D.O.V.K.D.O


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj BaÅŸlığı: Re: politik fıkralar
MesajGönderilme zamanı: 12.10.2008 - 10:43 
Çevrimdışı
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09.09.2008 - 13:36
Mesajlar: 526
George W. Bush şoförüyle bir kır gezisine çıkar. Arabayla giderken bir tavuğu ezerler. Meseleyi tavuğun sahibi olan çiftçiye kim anlatacak diye düşünürken Bush âlicenap bir tavırla şoförüne şöyle der:

"Bana bırak. Ben Dünya'nın en güçlü adamıyım. Çiftçi bana muhakkak anlayış gösterecektir." Bush çiftçinin evine girer ve bir dakika sonra da nefes nefese koşarak geri döner.
Göz morarmış, surat dagılmış haldedir. Şoförüne "Çabuk toz olalım burdan!" der.

Aksilik bu ya, arabayla daha 20 metre gitmeden bu defa da orada gezen bir domuzu ezerler. Bush korkulu gözlerle şoförüne bakar ve "Şimdi adama gidip söyleme sırası sende!" der.

Şoför çiftliğe gider. Bush da arabada bekler. 10 dakika, 20 dakika 30 dakika derken....Şoför bir saat sonra sarkı söyleyerek, gülerek, cepleri para dolu ve kolunda irice bir meyve sepeti ile geri gelir.

Bush şaşkın bir halde sorar: "Çiftçiye ne dedin ki bu kadar ikrama boğdu seni?" "Valla ben de anlamadım" der Şoför. "Ben ona sadece şöyle dedim:
Iyi günler. Ben George Bush'un şoförüyüm. Domuz öldü!

_________________
V.S.D.O.V.K.D.O


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj BaÅŸlığı: Re: politik fıkralar
MesajGönderilme zamanı: 12.10.2008 - 10:45 
Çevrimdışı
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09.09.2008 - 13:36
Mesajlar: 526
George Bush bir ilkokulu ziyaret eder. Çocuklara:

- Sorusu olan var mı? der. Ve kücük Bob sözü alir.

- Benim üç sorum olacak:

1- Seçimlerde daha az oy almanıza ragmen nasıl oldu da Başkan oldunuz?

2- Hiroshima'ya atılan atom bombasi sizce dünyanin en büyük terör faaliyeti değil midir?

3- Hiçbir neden yokken neden Irak'a saldırmak istiyorsunuz?
Aniden zil çalar ve çocuklar tenefüsse çıkarlar. Çocuklar geri döndügünde bu sefer sözü küçük

Tom alır. Benim beş sorum olacak:

1- Seçimlerde daha az oy almanıza rağmen nasıl oldu da Başkan oldunuz?

2- Hiroshima'ya atılan atom bombası sizce dünyanın en büyük terör faaliyeti değil midir?

3- Hiçbir neden yokken neden Irak'a saldırmak istiyorsunuz?

4- Bugün neden zil 30 dakika erken çaldı?

5- Bob nerede?

_________________
V.S.D.O.V.K.D.O


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj BaÅŸlığı: Re: politik fıkralar
MesajGönderilme zamanı: 12.10.2008 - 10:45 
Çevrimdışı
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09.09.2008 - 13:36
Mesajlar: 526
Mecliste Kayseri Milletvekilinin hafif yollu şekerlediği bir sırada Trabzon Milletvekili konuşmasını yapıyormuş. Kayserili vekil, uyanmış ki Trabzonlu vekil kürsüden Trabzon'a bir şeylerin yapılmasını istiyormuş. Bizimki ne istediğini anlayamadığı için sıkıntıya girmiş. Trabzon'a bir şey yapılacaksa Kayseri'ye de yapılmalı diye düşünmüş. Söz alıp:
- Sayın vekilin Trabzon'a yapılacaklar hususundaki açıklamalarını takdirle karşılıyoruz, lakin bu konuda Kayseri'nin de ihmal edilmemesini istiyoruz. Mecliste bir gülüşmedir başlamış. Vekil şaşırmış, ne oluyor gibisinden bakınırken Meclis Başkanının sesi duyulmuş:
- Sayın vekil, Kayseri'ye denizi getirdiğiniz gün söz veriyoruz, Kayseri'ye de bir liman yapılacaktır

_________________
V.S.D.O.V.K.D.O


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj BaÅŸlığı: Re: politik fıkralar
MesajGönderilme zamanı: 12.10.2008 - 10:46 
Çevrimdışı
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09.09.2008 - 13:36
Mesajlar: 526
Bizim Temel uluslararasi ekonomi toplantisina katilir...
Devletin topladigi vergi dagilimini tartisirlar...
Konusmacilardan biri Amerikali, biri Avrupali, biri de Temel..
Ortaya bir fikir atilir... Halktan toplanan vergiler nasil dagilim yapilacak.

Amerikan vatandasi söz alir:
-"Bizim Amerika'da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladigimiz vergileri havaya atariz... Çizginin soluna düsen paralari halka hizmet olarak geri veririz, sag tarafta kalan devlete kalir, yatirim yapariz..."

Derken Avrupali söz alir ve:
-"Bizim Avrupa'da baska ama ona benzer bir uygulama yapariz... Önce yere bir daire çizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya atariz. Dairenin disinda kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düsenleri devlet harcamalarina kullaniriz... "

Sira bizim Temel'e gelir ve baslar anlatmaya:

-"Ula usaklar ne güzel anlattunuz. Keske bizda sizun çirkefluklerunuzi degil da habu çaliskanlugunuzi alsak... İnanun bizum öyle bir uygulamamiz yok... Bizde daha kisa oluyi... Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk... Bizde hükümet halktan toplar vergileri... Atar havaya. Yere düsenleri kendilerine harcama yaparlar... Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner..."

_________________
V.S.D.O.V.K.D.O


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj BaÅŸlığı: Re: politik fıkralar
MesajGönderilme zamanı: 12.10.2008 - 10:49 
Çevrimdışı
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09.09.2008 - 13:36
Mesajlar: 526
Bir otobus dolusu politikacı seçim kampanyası için Teksas'ta dolaşıyorlardı. Otobus buyuk bir çiftliğin yanından geçerken, otobus şöförunun dalgınlığı yüzünden derin bir şarampole uçtu.

Çiftci kosarak geldi. Gece kurda kuşa yem olmasınlar diye cesetleri gommeye başladı.

Ertesi sabah, şerif soruşturma için çiftliğe geldi. Ciftciye Sordu:

-"Otobusdeki bütün polikitacıları gömdün demek... Hepside ölüydü, eminsin değil mi?"

Çiftci cevap verdi:

-"Bazıları yaşadıklarını iddia ettiler ama politikacıları bilirsiniz.. Nasıl yalan soylerler."

_________________
V.S.D.O.V.K.D.O


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj BaÅŸlığı: Re: politik fıkralar
MesajGönderilme zamanı: 12.10.2008 - 11:02 
Çevrimdışı
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09.09.2008 - 13:36
Mesajlar: 526
Rus devlet başkanı Brejnev Amerika'yı ziyaret ettiğinde Ford'un davetlisi olarak Beyaz sarayda davet edilmişti. Ziyaretin ertesi sabahı Ford Brejnev'e geceyi nasıl geçirdiğini sordu: Çok iyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm.

- Yaa ne gördünüz?
- Beyaz sarayda komünist bayrağının dalgalandığını gördüm.

Brejnev'in bu cevabına Ford karşılık vermedi. Bir yıl sonra Ford'da Rusya'ya ziyarete gitti. Sabah olunca Brejnev ona nasıl uyuduğunu sordu. Ford: İyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm.

- Ne gördünüz?
- Kremlin'de komünist bayrağı dalgalanıyordu.

Brejnev pek memnun olmuÅŸtu. Ford devam etti:

- Ama bayrakta acaip yazılar vardı.
- Ne yazıyordu ne yazıyordu?
- Vallahi okuyamadım zira yazılar Çince idi

_________________
V.S.D.O.V.K.D.O


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj BaÅŸlığı: Re: politik fıkralar
MesajGönderilme zamanı: 12.10.2008 - 11:03 
Çevrimdışı
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09.09.2008 - 13:36
Mesajlar: 526
Birgün bir amerikalı milletvekilini bir odaya almışlar ve sormuşlar:

'-karınmı yoksa devletinmi.'

amerikalı düşünmeden cevaplamış:

'-devletim.'

ordakiler:

'-o zaman al şu tabancayı git yan odadaki karını vur.'

adam sıkılmış terlemiş ve sonunda dayanamayıp

'-yapamayacağım.' demiş.

daha sonra bir Türk milletvekilini

aynı odaya almışlar.aynı soruyu sormuşlar:

'-karınmı yoksa milletinmi?'.

millet vekili hiç düşünmeden:

'-devletim' demiÅŸ

'-o zaman al şu tabancayı git yan odadaki karını vur.'

odadan önce bir silah sesi sonra bir cam sesi gelmiş.çıkınca sormuşlar:

'-ne oldu.'

'-sizin verdiğiniz silah kurusıkı çıktı bende karıyı camdan aşağı attım

_________________
V.S.D.O.V.K.D.O


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj BaÅŸlığı: Re: politik fıkralar
MesajGönderilme zamanı: 12.10.2008 - 11:04 
Çevrimdışı
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09.09.2008 - 13:36
Mesajlar: 526
Sovyetler Birliği'nin ayakta olduğu dönemler. KGB'ye ihbar geliyor:
-"Komşum Salamon bir haindir. Devletten elmaslarını saklamak için onu odunluktaki odunların içlerine gizledi."
KGB anında baskın düzenliyor, bütün odunları kırıyor, ama ihbar yanlış, bir tek elmas bulamıyorlar. Salamon'un gözünü korkutup gidiyorlar. Gece geç vakit, Salamon'un telefonu çalıyor:
-"Salamon? Ben Moiz. KGB baskın yaptı mı?"
-"Evet."
-"Kışlık odunlarını kırdı mı?"
-"Evet."
-"Tamam. O zaman ihbar sırası sen de. Ön bahçenin çapalanması gerekiyor

_________________
V.S.D.O.V.K.D.O


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj BaÅŸlığı: Re: politik fıkralar
MesajGönderilme zamanı: 12.10.2008 - 11:05 
Çevrimdışı
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09.09.2008 - 13:36
Mesajlar: 526
politikacı Bir bürokrat yoksul bir adamı ziyarete gitmiş demiş ki: "senin
oğlana bir eş bulalım, zamanı geldi artık."
Adam: "ben hayatımda oğlumun işine karışmadım." demiş.
Bürokrat: " ama demiş bu kız Rahmi Koç'un kızı" deyince
Adam: "a aaa ..tamam o zaman" demiÅŸ ve durumu kabul etmiÅŸ"
Sonra bizim bürokrat Rahmi Koç'un evine gitmiş: " kızınız için harika bir
koca adayı buldum" demiş.
Rahmi Koç şaşırarak: " ama benim kızım daha çok küçük" diye itiraz etmiş.
Bürokrat: " ama bu genç adam DÜNYA BANKASI'nda başkan yardımcısı" deyince.
kızın babası: " a aaa... tamam o zaman" diyerek duruma hemen razı
oluvermiÅŸ.
Sonunda bizim bürokrat DÜNYA BANKASI başkanını ziyarete gitmiş ve demiş ki:
"başkanım, size harika bir başkan yardımcısı adayı buldum"
Başkan: " iyi ama benim zaten ihtiyacımdan fazla yardımcım var" deyince
Bürokrat: ama bu Rahmi Koç'un damadı" demiş.
BaÅŸkan da " a aaaa...tamam o zaman" demiÅŸ.
İşte politika budur...

_________________
V.S.D.O.V.K.D.O


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj BaÅŸlığı: Re: politik fıkralar
MesajGönderilme zamanı: 12.10.2008 - 11:05 
Çevrimdışı
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09.09.2008 - 13:36
Mesajlar: 526
Atatürk, yurdumuzu ziyaret etmekte olan Yugoslav kralı Aleksandr ile İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda konuşurken konuk kral:

-Ekselans, biz Türkleri çok severiz. Sevgimiz o kadar çok ki, vaktiyle Birinci Cihan Harbi'nin sonunda Lloyd George Batı Anadolu'yu Yunanistan'a teklif etmeden evvel bize teklif etmişti. Fakat biz Yugoslavlar, Türkleri çok sevdiğimiz için Lloyd George'un bu önerisini kabul edip Anadolu seferine çıkmadık.

Atatürk, kralın bu sözlerine karşılık cevabı şu olur:

-Haşmetmeap, evvela bize karşı olan sevginize teşekkür ederiz. Sonra ise, büyük geçmiş olsun derim...

_________________
V.S.D.O.V.K.D.O


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj BaÅŸlığı: Re: politik fıkralar
MesajGönderilme zamanı: 12.10.2008 - 11:06 
Çevrimdışı
Banlanmış Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09.09.2008 - 13:36
Mesajlar: 526
Bir İngiliz doktor diyor ki :

-"Tıp bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamın beynini alırız ve başkasına koyarız ve onu altı haftada iş arayacak hale getiririz."

Alman doktor diyor ki :

-"Bu hiç birşey değil; biz bir adamın beynini çıkarırız ve başkasına koyarız ve onu dört haftada şavaşa hazır hale getiririz."

Amerikalı doktor da diyor ki ;

-"Beyler siz çok geridesiniz. Biz Teksastan bir beyinsizi aldık ve beyazsaraya koyduk. Şimdi ülkenin yarısı iş arıyor, yarısı da savaşa hazırlanıyor."

_________________
V.S.D.O.V.K.D.O


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj BaÅŸlığı: Re: politik fıkralar
MesajGönderilme zamanı: 21.11.2008 - 14:04 
Çevrimdışı
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22.10.2008 - 12:15
Mesajlar: 845
Kumsalda gezintiye çıkan sivil bir polis, az ilerde 4-5 yaşlarında bir çocuğun kumlarla oynadığını görür. Sevgiyle çocuğun yanına sokularak:
- Burada ne yapıyorsun çocuğum?
- Polis yapıyoyum amca..
Ufaklığın cevabı polisin ilgisini çekmiştir:
- Öyle miiii... Nasıl yapıyorsun anlatsana bana da..
- Kum koyuyoyum, su koyuyoyum, b.k koyuyoyum polis oluyoy.
Bizim polis öfkesine hakim olamaz ve --çaat-- tokatı yapıştırır.
Ertesi gün yine oradan geçerken ufaklığı görür:
- Ne yapıyorsun sen bakiim?
Çocuk biraz çekinerek:
- Polis yapıyoyum amca.
- Nasıl yapıyorsun bakiim.
Kum koyuyoyum, su koyuyoyum, b.k koyuyoyum polis oluyoy.
Polis yine öfkelenir ve --çaat şaakk-- çocuğa vurur.
Sonraki güm yine oradadır. Çocuğu görür ve yanına giderek
- Sen naapıyorsun burada!!
- ASKEY yapıyoyum amca.
Polis ufaklığın akıllandığını düşünerek sorar
- Anlat bakiim nasıl yapıyorsun?
- Kum koyuyoyum, su koyuyoyum askey oluyoy amca.
Polis sorar
- B.k koymuyor musun?
- Yok amca.. O zaman polis oluyo
kaynak: sosyalist forum
bu fıkra herhangi bir kişye itafen değil öylesine bir fıkradır kimse üstüne alınmasın benm hoşuma gittiği için koydum harkesin hoşuna gitmeyebilr :wink:

_________________
biz ada sakinleri bilmeyiz karanlığı ben adalıyım ey kahpe hücre, adalı doğru ya sen nereden bileceksin adamı asırlık,feodal,militarist hücre....(mahir çayan)
Devrim sonsuzluğun güneşidir nasıl olsa doğar..(che)
ÖLÜM CANLANAN YAŞAMDIR KAYPAKKAYALARDA...


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj BaÅŸlığı: Re: politik fıkralar
MesajGönderilme zamanı: 21.11.2008 - 14:06 
Çevrimdışı
Bölüm Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 06.09.2008 - 15:58
Mesajlar: 920
Konum: İzmir
CEHENNEM BEÄžEN

Adamın biri ölür, arafta ona iki seçenek sunulur: Ya komünist cehenneme gideceksin ya da kapitalist cehenneme! Adam kapitalist cehennemin kapısına gider, Ronald Reagan’la karşılaşır, nasıl bir yer diye sorar. Reagan cevaplar: "Burada adamı önce diri diri kızgın yağa atarız, sonra da kör bıçaklarla küçük parçalara ayırırız." Adam hızla uzaklaşıp komünist cehenneme gider. Kapısının önünde uzun bir sıra olan cehennemin başında Karl Marx vardır. Burası nasıl diye sorar. Marx cevaplar: "Burada adamı önce diri diri kızgın yağa atarız, sonra da kör bıçaklarla küçük parçalara ayırırız." Adam şaşırır: "Kapitalist cehennemden farkı yok, neden millet buraya girmek için sıraya giriyor?" Marx cevaplar: "Çünkü genellikle yağımız biter, çoğunlukla bıçağımız da yoktur..."

_________________
Delinse yer, çökse gök, yansa kül olsa dört yan,
Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan,
Ölümlerle eğlenen tunç yürekli TÜRKleriz...

Nihal ATSIZ


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj BaÅŸlığı: Re: politik fıkralar
MesajGönderilme zamanı: 28.11.2008 - 16:59 
Çevrimdışı
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22.10.2008 - 12:15
Mesajlar: 845
Bir Amerikalı, bir İngiliz ve bir Iraklı...

Bir Amerikalı, bir Ingiliz ve bir Iraklı kahvede oturmus çay
içiyorlarmıs. Amerikalı çayını bitirince bardağı havaya firlatmis,
silahini cikarip bardaga ates edip parcalamis "Bizde bardaklar o kadar
ucuzdur ki biz Amerika'da ayni bardakla iki kere çay içmeyiz" demiş.

İngiliz de bunun üzerine çayını bitirip bardaği havaya firlatmış ve ateş
ederek bardağı parçalamış "bizim İngiliz kumsallarında bardak yapacak cam
için o kadar çok kumsal vardır ki, ayni bardakla iki kere çay içmeyiz"
demiÅŸ.

Bunun üzerine Irakli da buz gibi sogukkanli bir sekilde çayını
bitirmis, bardagi havaya firlatmis, silahini çekip Amerikali ve Ingilizi
vurup öldürmüs Bagdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalilardan o kadar çok var ki,
biz ayni adamlarla iki kere çay içmeyiz" demiş..

_________________
biz ada sakinleri bilmeyiz karanlığı ben adalıyım ey kahpe hücre, adalı doğru ya sen nereden bileceksin adamı asırlık,feodal,militarist hücre....(mahir çayan)
Devrim sonsuzluğun güneşidir nasıl olsa doğar..(che)
ÖLÜM CANLANAN YAŞAMDIR KAYPAKKAYALARDA...


Başa Dön
 Profil  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni baÅŸlık gönder BaÅŸlığa cevap ver  [ 21 mesaj ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
GeçiÅŸ yap:  
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye
phpBB SEO